Category

Teknoloji

DİJİTAL PAZARLAMA

Dijitalleşen dünya, yaşamın pek çok alanıyla birlikte, iş yapış şekillerini ve pazarlama trendlerini de etkiliyor. Bu baş döndürücü değişime ayak uydurmak, en az ürün ve hizmet kalitesi kadar önem taşıyor. Dijital pazarlamayı küçük işletmeler özelin de değerlendirmek gerekirse ;

Küçük işletmeler başladığında, odakları genellikle ilk müşteri grubunun kapıdan nasıl alınacağıdır. Basılı reklamlar ve kupon postaları gibi geleneksel reklam biçimlerine, hatta yolun kenarındaki büyük işaretlere güvenebilirler. İyi bir ürün veya hizmet sunduklarını bildiğinden, müşterilerin kendilerine giden yolu bulmasının sadece zaman meselesi olduğuna güvenebilirler.

Bu strateji bir bir sirkülasyon getirse de, daha iyi ve daha kolay bir yol var. Küçük işletmeler, potansiyel müşteri pazarını çevrimiçi olarak düşünmelidir. Hiçbir küçük işletme, ne kadar yeni olursa olsun, bu geniş pazar yerini göz ardı etmemelidir.

Online Pazarlamanın Yararları

Çevrimiçi olarak bulunan potansiyel müşteri grubu, yerel olarak çekebileceğinizden çok daha büyük bir gruptur. Dijital pazarlamayı kullanarak, hem düşük maliyetli hem de ölçülebilir bir şekilde muazzam bir kitleye ulaşabilirsiniz.

Çevrimiçi pazarlamanın diğer faydaları:

  • Potansiyel müşterilerinizle etkileşimde bulunma ve tam olarak ne aradıklarını öğrenme yeteneği
  • Küresel bir pazara ulaşma yeteneği
  • Geleneksel pazarlama yöntemlerinden daha az parayla tasarruf edebilir ve daha fazla müşteriye ulaşabilirsiniz
  • Kitlenizi tanıyın ve marka sadakati oluşturmanıza yardımcı olabilecek sizi kişisel olarak tanımasına izin verin
  • Pazarlama çabalarınıza verdiğiniz yanıtları hemen takip edebilirsiniz

Dijital Pazarlamayı Erteliyor musunuz

Küçük işletmeler bazen online rekabete girecek zamana veya paraya sahip olmadıklarına inanır. Aynı anda sadece bu kadar çok zorlukla karşılaşabileceklerini düşünüyorlar ve hala genel olarak iş dünyasını öğreniyorlar. Birçoğu işleri yavaş almayı ve zaman geçtikçe işlerinin gelişeceğini varsayarak bir veya iki temel reklam biçimine bağlı kalmayı tercih edebilir.

Hatta en iyi stratejinin müşterilerin ortaya çıkmasını beklemek olduğunu düşünebilirler.

Bu etkili bir yaklaşım değildir. İşletmenizin sadece mevcut olan tarafından müşterileri çekeceğine dair bir garanti yoktur ve olsa bile, işletmenizi kârlı hale getirmek için ihtiyaç duyduğunuz kadar müşteri çekemezsiniz.

Müşterileriniz Artık Online !

Dijital pazarlamadan kaçındıysanız, bunun hazır olmadığını düşündüğünüz için mi?  Süreci başlatmak için biraz zamana ihtiyacınız olduğunu mu düşünüyorsunuz ?

Bu yaklaşımdaki sorun, müşterilerinizin ve potansiyel müşterilerinizin zaten online olmasıdır. Şimdi. Bugün. Sizinki gibi bir işletme arıyor olmaları için iyi bir şans var, ancak sizi kolayca bulamazlarsa, muhtemelen başka birini seçecekler.

Günümüzde insanlar bu şekilde iş yapıyor. Birisi işinize ilgi duyduğunda, ister genel olarak nişinizde olsun, isterse markanızı merak ederse, yapacakları ilk şey çevrimiçi araştırma yapmak ve sizin hakkınızda neler bulabileceklerini görmek.

Sizi orada bir web sitesi ve sosyal medya varlığı ile bulmayı bekliyorlar . Başkalarının şirketiniz hakkında ne söylediğini ve iş yapmak için iyi bir yer olup olmadığını öğrenebilmeleri için incelemeler arıyor olabilirler.

Potansiyel bir müşteri sizi çevrimiçi bulamazsa, işletmenizin meşru görünmediği sonucuna varabilir. Bu olasılıkların birçoğunun işinizi ciddiye almamaya karar vermesi ve hızla başka bir yere yönelmesi için çok iyi bir şans var.

Bu kararı verdikten sonra muhtemelen geri dönmeyecekler.

Rakipleriniz Çevrim içi

İşletmenizin başarılı olabilmesi için rakiplerinizin ne yaptığına dikkat etmeli ve ondan öğrenmelisiniz. Rakiplerinizi sadece dövmeyi planladığınız biri olarak değil, size öğretecek bir şeyleri olan insanlar olarak düşünmelisiniz.

Rakiplerinizin ne yaptığına baktığınızda, neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığı hakkında bir fikir edineceksiniz. Büyük olasılıkla, ne tür bir işte olursanız olun, rakipleriniz bir web varlığı oluşturmuşlardır. Ne tür içerik kullanıyorlar? Blog mu yapıyorlar yoksa çok fazla grafik ve video mu kullanıyorlar?

Markalarını nasıl iletiyorlar ve onları benzersiz kılan nedir? İzleyicilerle ne kadar iyi etkileşim kuruyorlar? Daha iyisini yapabileceğini düşünüyor musun? Dijital dünyada yarışmaya katılmazsanız yapamazsınız.

Potansiyel müşterileriniz sizinkine benzer bir işletme aramaya başlarsa ve rakiplerinizin web sitesini bulabilir, ancak sizinkini bulamazsa, işletmeniz de çalışmaz. Sizi bilmiyorlarsa umutlarınız sizi seçemez. Bu senaryoda, rakiplerinizin etkili bir web sitesi veya net bir mesajı olup olmadığına bakılmaksızın önünüzde yarıştı.

Müşterilerinize Ulaşın

Günümüz dijital dünyasında, ortalama bir tüketicinin istediklerini aradığı ilk yer çevrimiçi olduğu açıktır. Aradıkları ürün veya hizmet ne olursa olsun, büyük olasılıkla aramalarını Google ile başlatacaklardır. Hiç çevrimiçi varlığınız yoksa, bulunamazsınız ve rekabet edemezsiniz.

Çevrimiçi bir mevcudiyetiniz varsa ancak rakipleriniz daha kolay bulunur ve önce bulunursa, yine de hiç bulunamayabilirsiniz. Bir web sitesi oluşturmanın yanı sıra, arama motoru optimizasyonunu öğrenmek, yalnızca bir potansiyel müşterinin onları işinize götürebilecek anahtar kelimelerle Google’da bulduğu ilk ad olarak rakiplerinizin önüne geçmenize yardımcı olabilecek bir stratejidir .

Beklentilerinizin hızlı yanıtlar isteyebileceği basit sorular, bulunduğunuz yer, çalışma saatleriniz ve uzmanlığınız gibi çevrimiçi olarak kolayca keşfedilebilir olmalıdır. Web sitenize ve rakiplerinizin web sitelerine yan yana bakarak, potansiyel müşterileriniz saatleri, fiyatları, özel teklifleri ve daha fazlasını karşılaştırabilir.

Bu yüzden rakiplerinizin neler yaptığını bilmeniz zorunludur. Potansiyel müşterileriniz hem sizi hem de rakiplerinizi zaten kontrol ediyor. Sizi zaten birbirinizle karşılaştırıyorlar. Ne buluyorlar?

Müşterilerin Size Gelmesine İzin Verin

Dijital pazarlamayı, ürün ve hizmetlerinizi sunmak için ulaşmaya çalıştığınız kişiler için erişilebilir hale getirmenin bir yolu olarak düşünün. İşletmenizin kapsamı duvarlarınızın çok ötesine ulaşabilir. Sadece yerel potansiyel müşterilere hitap ederek mümkün olandan çok daha geniş bir kitleyi çekebilirsiniz.

Bir web varlığı oluşturarak, işletmeniz kapalıyken bile işletmeye açıktır. Müşterilerinizin gündüz veya gece istediğiniz zaman size gelebileceği bir atmosfer yaratabilirsiniz.

Müşteriler ve potansiyel müşteriler, sorularınızla birlikte e-postalar gönderebilir, alışveriş yapabilir ve envanterinize göz atabilir.

Hedef Kitlenizi Tanıyın

Dijital pazarlama, potansiyel müşterilerinizle etkileşime geçmenizi sağlar. Yavaş yavaş onları ve ne bulmayı umduklarını öğrenebilirsiniz.Sosyal medyada veya bir blogda bir konuşma başlatabilirsiniz. Bir anket yapın veya onları tanımaya çalışın. Yorumlarına veya anketlere verdikleri yanıtlara dikkat edin.

İnsanlarla dijital olarak etkileşime girerek, ne aradıklarını öğrenmeye başlayabilirsiniz. Acıları nerede? Geceleri onları ayakta tutan ne? Onlara hangi çözümleri sunabilirsiniz? Tahmin etmeye çalışmak yerine, dijital pazarlama, müşterilerinizin gerçekte kim olduğunu bulmak için araçlar ve yöntemler sunar.

Bu şekilde müşterilerinizle bir ilişki kurmaya başlarsınız. Bir işten çok daha fazlası olursunuz. Güvenilir bir ortak olursunuz. İnsanların zaten satın aldıkları işletmelerden satın alma olasılığı daha yüksektir.

Birkaç reklam biçimi dijital pazarlama kadar uygun maliyetlidir. Küçük işletmeler genellikle küçük bir bütçeyle mümkün olduğunca çok şey yapmaya çalışırlar. Dijital pazarlamanın birçok biçimi, bütçeniz çok sıkı olsa bile markanızı iletmenize ve geniş bir hedef kitleye ulaşmanıza olanak tanır.

TV, radyo veya doğrudan posta yoluyla reklam yayınlamaya kıyasla, dijital pazarlama maliyeti çok daha azdır ve aynı zamanda çok daha geniş bir kitleye ulaşır. Küçük işletmenizi tanıtmak için dijital pazarlamayı kullanmak, iş başarısı şansınızı artırmanıza yardımcı olacaktır…

Her zaman işinize yarayacak 10 Web Sitesi

İşte pek çoğundan daha önce haberdar olmadığınızı düşündüğümüz 10 ilginç ve yararlı web sitesi:


1. Super Cook

Elinizdeki malzemeleri kullanarak hangi yemeklerini hazırlayabileceğinizi öğrenebileceğiniz web sitesi.

http://www.supercook.com/#/recipes

2. Privnote

Bu siteyi kullanarak yazacağınız notlar, okunduktan sonra kendini imha ediyor.

https://privnote.com/

3. Gifyoutube

Bu siteyi kullanarak Youtube videolarını kolaylıkla giflere dönüştürebilirsiniz.https://gifs.com/

https://gifs.com/


4. Duolingo

Bedava dil öğrenmenin en hızlı ve kolay yolu.

https://www.duolingo.com/

5. Print What You Like

Bir web sayfasının yalnızca stediğiniz kısmının çıktısını almanızı sağlayan web sitesi. 

http://www.printwhatyoulike.com/


6.Couchsurfing

Gittiğiniz yerlerde bedava konaklamanızı sağlayan uluslararası misafirperverlik servisi.

https://www.couchsurfing.com/

7. We Transfer

Büyük dosyaları kolaylıkla paylaşabileceğiniz web sitesi.

https://www.wetransfer.com/


 8.Mail Drop

Tek kullanımlık e-mail adresi alabileceğiniz web sitesi.

http://maildrop.cc/

9. Have I Been Pwned?

Daha önce e-mail hesabınıza bir hack saldırısı yapılıp yapılmadığını öğrenin.

https://haveibeenpwned.com/

10. Virus Total

Bir dosyayı indirmeden önce virüs taşıyıp taşımadığını öğrenin.

http://virustotal.com/



Dijital çağın yükselen mesleği: Influencer olmak

Influencer kavramını şu sıra sıkça duymaya başladık. Hızla yaygınlaşan ve seslerini Türkiye dahil dünyaya duyurmayı başaran bu akımın temsilcileri, ardından gelenlerin de meraklı bakışlarına hedef oluyor. Bu kapsamda Hilal Meriç Bor ve Ahmet Erten’in birlikte kaleme aldığı ‘Dijital Çağın Mesleği & Nasıl Influencer Olunur” isimli kitap, bu kavramı anlamak için bir rehber niteliği taşıyor.

Son yılların popüler konu başlıklarından influencer pazarlama, pazar payını arttırmaya devam ediyor.  Araştırma sonuçlarına göre 2018 yılında Türkiye’de influencer pazarlamaya 30 Milyonu aşkın bir harcama yapılmış ve bu rakamın 2019’da çok daha yukarıda olması bekleniyor. Pek çok yönü ile geleneksel reklam modellerinden ayrışan ve markaların pazarlama planlarında artık olmazsa olmaz hale gelen Influencer pazarlaması doğru ekipler tarafından yönetilmediğinde başarıya ulaşamıyor. Sektörün en deneyimli ve yüksek hacimli Influencer pazarlama ajansı Boomads’in kurucu ekibinde yer alan aynı zamanda platformun yöneticiliğini üstlenen Hilal Meriç Bor ve Ahmet Erten geçtiğimiz haftalarda Influencer pazarlamayı anlatan ilk Türkçe kaynak olan “Dijital Çağın Mesleği & Nasıl Influencer Olunur?”u Hürriyet Kitap etiketi ile yayınladı.

Kitapta başarılı influencer hikayeleri dışında markaların Influencer pazarlaması yaparken dikkat etmesi gereken noktaların altını çizilmiş ve rehber niteliğinde bir kitap oluşturulmuş.  2011’den bu yana önce bloggerlar akabinde de Influencer’lar ile markaları buluşturan Hilal Meriç Bor ve Ahmet Erten, başarılı bir influencer pazarlama kampanyası oluşturmanın adımlarını anlattı:


Doğru Ajans Seçimi:
   Influencer pazarlamanın pazar payını arttırmaya devam etmesi, pek çok ajansın bu alanda da faaliyet gösterme isteğini de beraberinde getirdi. Elinde bir influencer listesi olanın ajans açarak bu alanda uzmanlık iddia ettiği günümüzde, markaların çalışacağı ajansın kampanya tecrübesine ve referanslarına dikkat etmesi çok önemli. Boomads olarak bu yüzlerce kampanya deneyime sahip en tecrübeli ekibine sahip olduğumuz için, süreç yönetimi konusunda iddialıyız.

Doğru ‘Brief’ Oluşturmak :  Influencer’a ya da influencer ajansına içerik üretim ve proje geliştirme sürecinde olabildiğince detaylı ve doğru brief iletmek çok önemli bir diğer konu. İçerik beklentinizi tam olarak iletirseniz, içerik üreticisi konumunda olan influencer’lar da o kadar beklentinize uygun bir içerik oluşturacaktır.

Doğru Influencer Seçimi:  Doğru influencer seçimi, yüksek takipçili influencer demek değil. Markaların en büyük yanılgısı bu. Influencer’in hedef kitlesi, tarzı ve markanızın gerçekten örtüştüğünü düşünmeniz gerekiyor. Milyonlarca takipçisi olan kişi yerine mikro bir isimle çalışmak size çok daha fazla fayda sağlayabilir.

Influencer İçeriklerine Sınırlı Müdahale: Influencer’lar ile deneyim & tecrübe paylaştıkları ve bu tecrübeleri kitleler tarafından dikkate alındığı için çalıştığımızı unutmamak gerekiyor. Influencer’ın özgün içeriğine ne kadar az müdahale edersek, onun tarzından da o kadar uzaklaşmamış olacağımız için başarılı oluruz.

Influencer Söylemlerinin Farklılaştırılması : Kampanya döneminde çalıştığımız tüm isimlerden birbirinin tekrarı cümleler ve içerikler oluşturmalarını istemek yerine her ismin tarzına uygun kurgularla ilerlemek, tüketiciye daha sıcak/samimi gelecektir.

Platformların Dinamiklerine Uygun İçerik Üretimi:  Instagram, Youtube, Twitter veya Facebook. Her sosyal medya platformunun kendine özel dinamikleri var. Twitter’da kanaat önderi olmuş bir ismin oluşturacağı içerik ile instagram gibi görsel malzemenin ön planda olduğu bir platformda oluşturulacak içerik dinamikleri aynı olmayacaktır.

Kitapta, influencer marketing stratejisi oluşturmanın adımları, bu alanda yapılan hatalar ve influencer pazarlama kampanya çeşitleri detaylı şekilde incelenmiş ve Hilal Meriç Bor & Ahmet Erten ikilisinin yıllara dayanan deneyimleri ile harmanlanmış.

Güçlü Şifre Nasıl Oluşturulur?

Tahmin edilmesi ve deneme yanılma metodu ile ele geçirilmesi oldukça zor olan şifrelere güçlü şifre denir.

Hayatımızın her alanında kişisel bilgilerimizi emanet ettiğimiz şifrelerimiz tahmin edilmesi ne kadar zor olursa bilgilerimiz o kadar güvende sayılır. Eğer seçmiş olduğumuz şifreler tahmin edilebilir ya da kırılması kolay olursa kredi kartı bilgilerimiz, sosyal medya hesaplarımız, e-posta ve e-devlet bilgileri gibi hayati önem taşıyan veriler korsanların, hackerların eline geçebilir.

Basit olarak adlandırılan parolalar genellikle ardışık rakam ve harflerden oluşmaktadır. 123456 ABCDEFQWERTY bunlara örnek olarak gösterilebilecek şifrelerdir. Tahmin ve kırılması kolay olan bir diğer şifreler ise doğum tarihi, çocuğunuzun adı gibi şifrelerdir. 14531980ahmet gibi şifreler kırılması kolay olan şifreler kategorisinde yer alabilir.
Güçlü bir şifre oluşturmak için sitemizde yer alan şifre oluşturma aracını kullanabilirsiniz.

Güçlü Şifre Nasıl Olmalıdır?

Oluşturulan bir şifrenin kırılmasının güç olabilmesi için küçük ve BÜYÜK harflerler ile rakamlardan oluşması gerekir. Eğer mümkünse özel karakter içere bilmelidir. Aynı zamanda kullanmış olduğunuz şifreleri belirli aralıklarla değiştirmeniz gerekmektedir. Farklı kurumlarda farklı şifreler kullanmakta size ekstradan güvenlik sağlayacaktır. Şifreleriniz ne kadar uzun ve karmaşık olursa o kadar güvende sayılabilirsiniz.

Kırılması zor olan şifrelere birer örnek;

8$Jhk3u91jn*
hRZ+X!8Dtd8#

kaynak: Bilişim Teknolojileri ve Siber Güvenlik Derneği

Akıllı bileklikler gün boyunca bileğinizde sağlığınızı izliyor

Çin merkezli teknoloji üreticisi Honor’un yeni akıllı bilekliği Honor Band 5, önceki modellere kıyasla sunduğu yeni özellikleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye’de de satışta olan ürün, kullanıcıların sağlığını yakından takip ediyor, gün boyu kullanıcıların hareketlerini analiz ediyor.

HONOR Band 5, HUAWEI TruSeen 3.0 teknolojisi ile hassas ölçümler yaparak sürekli nabzınızı ölçüyor ve egzersizler sırasında hedeflediğiniz nabız seviyesini korumanızı sağlıyor. Nabız takibi dışında kandaki SpO2 seviyesini ölçebilen HONOR Band 5, yaptığınız egzersizlerin ne kadar etkili olduğunu da size gösteriyor.

Yüzme dahil birçok farklı egzersiz takibi

HONOR Band 5, birçok farklı egzersiz tipini takip edebiliyor. Açık/kapalı alanda koşu, yürüyüş, bisiklet, yüzme, serbest antrenman, kondisyon küreği ve egzersiz bisikleti gibi çok çeşitli egzersiz takibini gerçekleştirebiliyor, sporcular ve her turlu spora ilgi duyanlar için performanslarını takip edip geliştirebilecekleri ideal bir kişisel asistan görevi görüyor. Örneğin 50 metreye kadar suya dayanıklılığa sahip olan akıllı bileklik, içerisindeki altı eksenli sensör sayesinde, yüzme stilinizi tanıyor buna göre hızınızı, kat ettiğiniz mesafeyi, harcanan kaloriyi ve yüzücüler için önemli olan SWOLF skorunuzu da ölçüyor.

Sağlıklı bir yaşam için her ne kadar beslenme ve egzersizin önemi yüksek olsa da, rahat ve huzurlu bir uyku da bir o kadar önemli. HONOR Band 5 bu yüzden Huawei TruSleep teknolojisiyle birlikte uyku kalitenizi gerçek zamanlı olarak analiz edebiliyor. Analizlerin sonucunda uyku kalitenizi artırabilmeniz için 200’den fazla öneride bulunuyor.

Mutluluk mu ?

Eğer mutluluk denen şey maddi bir şey olsaydı bütün zenginler parası neyse basıp alırlardı sanırım.

_ Abicim sar bana oradan yarım kilo mutluluk!
+600 gr oldu abi yine de sarayım mı böyle?
_Tamam sar sar fazla mutluluk göz çıkartmaz!

Ama işler böyle gitmiyor işte, diplomaysa diploma evse ev eşse eş neyin insanları mutlu ettiğine inanıyorlarsa sahip oluyorlar ama yine de mutlu olamıyorlar.

İnsanlar olarak hepimiz mutlu olmak istiyoruz. “Hayır ben artık mutlu olmak istemiyorum arkadaşım” diyebilen kimse ya zihinsel engelli ya da yine zihinsel engellidir. Üçüncü bir alternatifi yok bunun.

Dünyada hiç bir kelime yoktur ki bu kadar güçlü yaşanmak istensin ama ne olduğuna ve nasıl olunacağına dair ortak bir görüş ortaya çıkamamış olsun.

“Mutluluk nedir?” sorusu daha kesin yanıt bulamadan “nasıl mutlu olunur? “sorusuna cevap arıyoruz. Oysa herkes için mutluluk tanımı çok başka olduğu gibi mutluluğun sırrı da başkadır biz tam burayı es geçiyoruz. 
Kimine göre mutlu olmanın sırrı sivilcesini patlatmak iken kimine göre mutlu olmanın sırrı jeti ile havada bir tur atmak olarak tanımlanır.

Afrika’da yaşayan biri için mutluluğun sırrı temiz su bulmak iken Kanada’da yaşayan biri için mutlu olmak son çıkan İPhone telefona sahip olmak.

Ha bana “mutluluk nedir?” diye sorarsanız iki saniye düşünmeden yoğurtlu makarna yemek derim o da benim fakirliğim kimseyi de ilgilendirmez.

Demek ki “mutluluk nedir?” sorusunun milyarlarca insanda milyarlarca ayrı cevabı olabilir. İkiyüz yıl önce Fransa’da yaşayan birine “aga mutluluk nedir?” diye sorsaydık muhtemelen “mutluluk giyotine gitmeden yaşamayı başarmaktır” derdi. Sonra dönüp “Mutluluğun sırrı nedir?” diye sorsak aynı adama, “her gün ekmek yerine pasta yemek” der miydi acaba bilemedim şimdi.

Hedonizm, “mutluluk nedir?”, “mutlu olmanın sırrı nedir?” sorularının tanımını yaparken “canın ne istiyorsa yap, önüne geleni ye bu dışkı bile olsa seni mutlu edecek haz verecekse sakıncası yok tadına bi bak ölümü gör yemezsen” diyen bir felsefe. Böyle yaşayan insanlar genelde on sene sonra “hayat bana çok anlamsız geliyor zaten yaşamak neki hı neki” diye histerik biçimde intihar ederek defolup gidiyor bu dünyadan. Nihilizm ile amca çocuğu olan bu felsefeye genelde gençler kapılıyor. Ölmeyi beceremeyen de 20 sene sonra ege kasabasına yerleşme planları yapıyor işte.

Durum böyle olunca bilim adamları da oturmuş “patır patır millet ölüyor şu diş macunu araştırmalarını bi kenara bırakalım da mutluluğun sırrı ne onu önce bulalım, bir tarafını fırçalamaktan yumurta dile gelecek yeter kırıp yiyin de bana şu işkenceyi yapmayın a nokta qu diyecek” demişler.

Demişler de onlarda “mutluluk nedir?” sorusunun tam cevabını bulamayıp “bebek bezinde gül saklasak n’olur acaba bak çok merak ettim” deneylerine vermişler kendilerini.

Demek ki “Mutluluk Nedir?” sorusunun kesin bir tanımı yok.

Sonsuz mutluluk bir defa yok ona ikna edeceğiz kendimizi. Peki nasıl mutlu anları çoğaltacağız? Dananın kuyruğu için, “çeksene elini kopartcan mı şeyimi” dediği yer tam da burası. 
İşe başlamadan önce instagram’da çok mutlu görünen eşi dostu engelleyin. Çünkü hepsi yalancı. Kimse o kadar mutlu olamaz. Herkes en mutlu en kusursuz anlarını resimleyip kendi reklamını yapıyor bunda mutabık kalmamız lazım.

Siz hiç dayak yedikten sonra #morgöz #kocişkomladayakkeyfi#bugünyineiçipgeldi hastagleri kullanan paylaşım gördünüz mü?

Göremezsiniz, çünkü insanlar için mutlu görünmek mutlu olmaktan daha önemli artık.

Oscar Wilde, ”insanlardan çoğunun mutluluğu ve mutsuzluğu kendi düşünce ve inanışlarına bağlıdır” der.

Güzel de der…

“Mutluluğun sırrı nedir?” diye araştıran bilim insanları yardım etmenin insanları uzun süreli mutlu ettiğini keşfetmiş. Yaşlı bir teyzenin evini temizlemek, imkan varsa bir fakire para olarak bağış yapmak, kendini kötü hisseden birini dinlemek bile iyi geliyormuş insanlara. Başkaları için bir işe yaramak mutlu olmanın en kolay yolu belki.

Gülümsemek mutlu hissetmenin yollarından bir diğeri.

Bütün gün Müslüm Gürses dinleyip akşamda her sahnesinde böğüre böğüre ağlayan dizi karakterlerini görürseniz gülümsemek zor tabi. Önce şu melankolik havadan bi çıkmak lazım.

Sonra kendinize acımayı bırakın.

Dünyada 7 milyar insan bir sürü sorun ile uğraşıyor. Ama sen kalkıp “takma tırnağım kırıldı Boğaçhan” diye ilgi beklersen daha çok beklersin. Dünyada tek doğuran kadın sen gibi tek arabasının taksitini denkleştiremeyen adam senmişsin gibi tek mutsuz evlilik seninmiş gibi davranırsan mutluluğun sırrı yerine “ölmeden ölmenin alternatif yolları” konulu yazının mevzusu olursun.

Şükretmek ve sabretmek mutluluğun en önemli sıralarından biri bence.

Hayatınızda olan hayatınıza giren hayatınıza girecek herkes için şükredin. Size mutsuzluktan başka bir şey vermemiş insanların varlığı bile şükür sebebidir. Sizin bugünlere siz olarak gelmenize yardım etmiş tuğlalar gibi düşünün. Elinde olana şükreden elinde olmayana sabreden insanların daha mutlu oldukları bilimsel olarak kanıtlanmış. Ayağı olmayan gözü olduğu için şükrederse, gözü kör olan da elleri olduğunu düşünüp sabrederse hayat daha çekilesi oluyor. Eğer bakmazsak hayata böyle komşunun tavuğu gözümüze hep kaz görünmeye devam eder.

Affetmek bir diğer mutluluk sırrı bana göre.

Affetmediğimiz ve omuzlarımızda yük gibi taşıdığımız herkes bizi mutsuzluğa itiyor. Affetmeyerek o kişiye ders ve ceza verdiğimizi zannediyoruz ama en büyük cezayı kendimize kesiyoruz. Sabah o kin ile uyanıyor günü o kin ile bitiriyor akşam o kin ile yatıyoruz. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok mevzusu işte bilirsiniz. Kibrimiz bazen gözlerimizi öyle kör ediyor ki “bana bu yapılır mı beh” kafası ile dolaşıyoruz.

İnsan olduğumuzun ve süper güçlerimizin olmadığı gerçeği ile yüzleşmek bir diğer mutluluk sırrı.

Her şeyi biz başaramayız aynı anda tıp öğrenip mühendislik yaparken amuda kalkarak en iyi ressam biz olamayız. Ama yaşadığımız çağ bize hep “en” olmayı telkin ediyor. En iyi kadın en güzel kadın en zengin erkek en başarılı erkek en romantik erkek en titiz kadın en iyi anne. “En” olamadığımız zamanlar ile yüzleşin e de sonsuz bir mutsuzluk girdabına düşüyoruz. Televizyonda vücut ölçüleri “en” olan kadınlar, cüzdanı “en” dolu adamları görünce kendimizi eksik hissediyor ve mutsuz oluyoruz. Hayatımız en olmaya çalışmak ve en olamadığımız zamanların çöplüğü gibi. Sanki bizden başka herkes mükemmel herkes çok iyi anne herkes çok iyi koca herkes çok iyi evlat gibi zannediyoruz. Bunun en önemli sebebi aile mahremiyetinin sosyal medya ile kalkmış olması. İnsan olduğumuzu ve asla mükemmel biri olamayacağımızı, herkes kadar hataları olan ama iyi biri olduğumuzu kabul etmek mutlu olmanın en önemli sırrı belkide.

Mutluluğun bir diğer sırrı da beklememek.

Ömrümüz ama ben onu aradım o beni aramadılar, ben ona her şeyi yaptım o bana yapmadılar, ben senin paylaşımı beğendim sen beni dürtmedinler ile geçiyor. Durum böyle olunca dünya etrafımızda dönüyor zannediyoruz. Sanki muhatabımızın bütün dünyası biz olmalıymışız da bize çok pis ayıp etmiş kafası yaşıyoruz hep. Öyle olunca da bumerang gibi mutsuzluk dönüp bizi buluyor yine.

Mutluluğun başka bir sırrı da mutluluğu sebeplere bağlamamak.

Kafamızda kurduğumuz bir mutlu insan profili var. 36 beden olursam mutlu olacağım bankada 1 milyon liram olsa kesin mutlu olurum o istediğim çanta benim olsa dünyanın en mutlu insanı ben olurum filanca kadını elde edersem benden mutlusu olmaz…gibi. Mutluluğu belli hedeflere odaklıyoruz, olmayınca kolumuz kanadımız kırılıyor. Sanki hiç bir şeyi başaramayız bizden başka herkes çok becerikli de bir bizden adam olmaz yanlışına düşüyoruz.

Oysa menzilden çok yolu sevmek lazım.

İstanbul’a gitmek için yola çıkan biri İstanbul’a giderse mutlu olacağı beklentisi ile yola çıkıyor. İstanbul’a gidince üç gün sonra şehir üstüne üstüne gelmeye başlıyor ve “bu muymuş” diyor. Sonuç mutsuzluk memnuniyetsizlik. Oysa İstanbul’u değil İstanbul’a gitme eylemine odaklansa daha fazla haz alacak. Yol arkadaşını sevse manzarayı sevse molaları sevse aldığı zevk iki katına çıkacak.

Bütün işlerde böyle bu aslında. Evlilikler çocuklar işler hep bu bakış açısı ile değerlendirildiği zaman hayat daha çekilesi oluyor.

Son olarak mutlu olmanın sırrı “keşke” dememekte yatıyor.

Hayatımızı keşkeler üzerine inşa ediyoruz. Keşke bu işi seçmeseydimler keşke bu evi almasaydımlar keşke evlenmeseydimler bir tümör gibi sömürüyor benliğimizi. Eğer mutlu olmak gerçekten istiyorsak “Keşke” lerin yerine “İyi ki” leri koymak zorundayız. İyi ki bu işe girdim o kadar işsiz insan var, İyi ki bu evi aldık okul yakın market yakın merkeze uzak ama olsun, iyi ki evlendim daha düzenli bir hayatım oldu gibi cümleler ile değiştirmek lazım söylemlerimizi.

Yoksa mutluluk gerçekten “Sır” olmaya devam edecek hepimiz için.

Kartsız online alışveriş dönemi

Amazon.com.tr, banka veya kredi kartı olmadan online alışveriş yapmayı sağlayan yeni hizmetini kullanıma açtı. 

Site üzerinden erişilebilen bakiye yükleme alanı sayesinde Amazon.com.tr müşterileri, anlaşmalı Teknosa, Carrefour ve BİM mağazalarından aldıkları kod ile Amazon hesaplarına yükleme yapabilecekler. Amazon.com.tr müşterileri artık Türkiye genelindeki anlaşmalı Carrefour ve Teknosa mağazalarından satın alacakları 25 TL, 50 TL ya da 100 TL tutarındaki kodlarla bakiyeyeyi hesaplarına nakit olarak aktararak banka veya kredi kartı bilgilerini paylaşmadan site üzerindeki elektronik ürünlerden bebek ürünlerine kadar yüzlerce ürün için kartsız alışveriş yapabilecek.

Şirketin Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott: “Amazon.com.tr olarak kullanıcılarımızın alışveriş deneyimini zenginleştirmek adına hizmetler geliştirmek için sürekli çalışıyoruz. Yeni hizmetimiz sayesinde artık kullanıcılarımız site üzerinden kredi ya da banka kartı olmadan alışveriş yapabilecek. Anlaşmalı mağazalar üzerinden piyasaya sürdüğümüz kartlar ile müşterilerimiz daha fazla ödeme seçeneğine sahip olurken, tercih ettikleri yöntemle ödeme yaparak online alışveriş yapacak” dedi.

Yeni hizmet ile müşteriler hesap bakiyelerini www.amazon.com.tr/yukle adresinden doldurabilecek ve bakiye ile site üzerinden alışveriş yapabilecek. 25, 50 ve 100 TL değerindeki kodlara bugün itibarıyla anlaşmalı mağazalardan ulaşılabilecek.

İstanbul’un sürücüsüz metrosuna yerli çözüm

Metro İstanbul AŞ, TÜBİTAK BİLGEM ve ASELSAN’ın güç birliğiyle başlatılan Sürücüsüz Metro Sinyalizasyon Sistemi Geliştirme Projesi son sürat devam ediyor.

Türk mühendislerinin geliştirdiği sürücüsüz metro altyapısı 2021 yılında devreye alınacak. İstanbul raylı sistemlerinin işletmesi ve bakımından sorumlu Metro İstanbul AŞ, TÜBİTAK BİLGEM ve ASELSANgüç birliğiyle geçen yıl başlatılan Sürücüsüz Metro Sinyalizasyon Sistemi Geliştirme Projesi son sürat devam ediyor. 2021’de işletmeye alınacak projede 100’den fazla Ar-Ge mühendisi görev alıyor.

Sözleşme bedeli haricinde kurumların kendi öz kaynaklarıyla da finansal destek sağladığı çalışmalar, modüler mimariyle geliştirildiğinden hızla yeni metro hatlarına uyarlanabilecek.

Proje kapsamında dünyada sadece 5-6 firmanın sahip olduğu Haberleşme Tabanlı Metro Sinyalizasyon Teknolojisi tamamen milli imkanlarla geliştirilecek.

Sinyalizasyon sisteminin, operasyonel ihtiyaçları üst düzeyde karşılayan ileri teknolojik ürün olarak öncelikle yurt içi pazarda yüksek satış potansiyeli sağlaması öngörülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gelecek yıllar için planladığı bin kilometre uzunluğunda metro hatlarıyla 5 bin metro aracı yatırımlarının ayrılmaz parçası olan sinyalizasyon sistemlerinde böylelikle yurt dışı bağımlılığı ortadan kaldırılmış olacak.

Bu kapsamda, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metrosu, Gebze-Darıca Metrosu, Buca Metrosu, ANKARAY, Ankara Havalimanı Metrosu, Konya Metrosu için tasarım ekipleri karar vericilerle görüşmelere devam ediyor ve gerekli bilgilendirmeler yapılarak milli çözümün faydaları aktarılıyor.

Metro araç ve sinyalizasyon sistemlerinde maliyetler uzun vadede hesaplanıyor. Örneğin, 30 yıllık işletme sonunda ilk alım maliyeti, enerji tüketimi, arıza, bakım ve yedek parça giderleri gibi maliyetlerin toplanmasıyla “yaşam ömrü maliyeti” oluşturuluyor. Bu nedenle metro yatırımı yapılırken, ilk alım maliyetinin yanı sıra, diğer maliyet kalemlerinden enerji tüketimiyle 30 yıllık lojistik destek maliyet kalemlerinin de değerlendirilmesi gerekiyor.

Maliyetler düşürülebilecek

Enerji tüketiminin düşürülmesi, verimli araç çekiş sistemleri, rejeneratif frenleme ve sürücüsüz sinyalizasyon sistemleri ile sağlanırken entegre lojistik desteğin ise ancak milli tasarım ve yerli üretimle çözülmesine ihtiyaç bulunuyor.

Metro araçları artık yeni nesil haberleşme tabanlı sinyalizasyon sistemleriyle sürücüsüz kontrol ediliyor. Böylelikle daha güvenli ve verimli işletme yapılırken maliyetler azaltılıyor.

İstanbul metro hatlarında değişik tiplerde araçlar ve sinyalizasyon sistemleri bulunuyor. Bu farklılıklar işletme esnasında bazı sıkıntılar oluşturuyor. Uyumsuz yedek parçalar, stok maliyetinin, tedarik sürelerinin ve tecrübeli personel sayısının artmasına neden oluyor. Bu sorunun çözümünde İstanbul metrolarında standartlaştırmaya gidilmesi büyük önem taşıyor.

Hem araç tiplerinde hem de sinyalizasyon sistemlerinde ortak gereksinimlere göre şartnameler hazırlanır ve milli sinyalizasyon sistemi çözümü oluşturulursa standartlaşma sağlanarak “yaşam ömür maliyeti” düşürülebilecek.

3 yıl önce yola çıkıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketi Metro İstanbul AŞ ile ASELSAN arasında milli sinyalizasyon geliştirilmesi çalışmaları 3 yıl öncesine uzanıyor.

Yürütülen çalışmalar neticesinde, geçen yıl protokol imzalandı ve ardından M1 hattının modernizasyonu kapsamında Milli Sürücüsüz Sinyalizasyon Geliştirilmesi Sözleşmesi bu yılın başında imzalandı.

Sözleşme kapsamında Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarıyla çalışmalara başlandı. Metro İstanbul AŞ, TÜBİTAK BİLGEM ve ASELSAN güç birliği yaparak Türkiye’de ilk defa sürücüsüz metro sinyalizasyon sistemini geliştirme ve sertifikasyonunu alma hedefiyle yola çıktı.

Gereksinimler tamam, tasarım süreci sürüyor

Haberleşme Tabanlı Metro Sinyalizasyon Projesi kapsamında Araç Üstü Tren Kontrol ve Koruma Sistemi, Trafik Kontrol Merkezi ve Hat Boyu Tren Kontrol Sistemi gibi üç temel teknoloji geliştiriliyor.

ASELSAN proje teknik yöneticisi olarak sistem mühendisliği faaliyetlerini yürütüyor. Şirket, bu kapsamda Araç Üstü Tren Kontrol ve Koruma Sistemi üzerinde çalışıyor. Metro İstanbul AŞ, Trafik Kontrol Merkezinin geliştirilmesinden sorumlu olan şirket olarak yer alıyor. Hat Boyu Tren Kontrol Sistemi’nin geliştirilmesinde TÜBİTAK BİLGEM ile çalışmalar yapılıyor.

Ortak geliştirilen proje üç aşamada yürütülüyor. Birinci aşamada, geliştirilen yazılımların simülasyon ortamında test edilmesi hedefleniyor. İkinci aşamada, SIL-4 güvenlik seviyesinde geliştirilecek donanımlar üzerinde yazılımların test edilmesi planlanıyor. Üçüncü aşamada ise geliştirilen sistemlerin gerçek donanım ve yazılımlarla 2 metro tren seti üzerinde doğrulanması yapılarak projenin tamamlanması hedefleniyor.

Çalışmalar kapsamında sistem gereksinim özellikleri bitirilirken, sistem tasarım süreci devam ediyor.

Huawei’nin yeni işletim sistemi HarmonyOS bütün akıllı cihazları kapsayacak

Çinli teknoloji devi Huawei çıkaracağı yeni işletim sistemini sadece telefon ve laptoplar için değil bütün akıllı cihazlarda kullanmayı hedefliyor.

Mart 2018’de Çin’den ithal edilen güneş panelleri ve alüminyuma uygulanan gümrük vergilerini artırmasıyla başlayan ABD-Çin ticaret savaşı, ABD Başkanı Donald Trump’un Çinli teknoloji firmalarına sınırlama getirmesi ile teknoloji sahasına da taşındı.

ABD yönetiminin getirdiği kısıtlamaların ardından Silikon Vadisi’nin dev şirketlerinden buna paralel adımlar gelmeye başladı. Google’nin yanı sıra Intel, Broadcom, Qualcomm ve Xilinx gibi ABD’li dev teknoloji şirketleri, Huawei ile olan ilişkilerini askıya aldıklarını ve ürün tedariki sağlamayacaklarını açıklamıştı.

ABD hükümetinin kısıtlamaları 90 gün ertelemesine ve ABD’li teknoloji firmalarının Huawei ile geçici olarak iş yapmasına izin vermesine rağmen, Huawei’nin uzun vadede Android’e olan bağımlılığını azaltmak için kendi işletim sistemini geliştireceği konuşuluyordu.

Çinli teknoloji devi, dün gerçekleştirilen Huawei Geliştirici Konferansı 2019’da tüm cihazlarla ve senaryolarla uyumlu bir kullanıcı deneyimi sunmak için tasarlanan mikro çekirdek tabanlı işletim sistemi olan HarmonyOS’u dünyaya duyurdu.

Şirket, yeni işletim sistemini dünya çapında açık kaynaklı bir platform olarak piyasaya sürecek. Huawei ayrıca, geliştiricilerle iş birliğini desteklemek için açık kaynak temelli bir topluluk da kurmayı hedefliyor. Huawei, yeni işletim sistemini önce Çin’de daha sonra ise dünyaya pazarlamayı planlıyor.

Huawei’nin Tüketici Elektroniği Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Richard Yu, konferansta yaptığı konuşmada, kullanıcıların tüm cihazlarda ve senaryolarda bütünsel olarak akıllı deneyim bekledikleri bir döneme girildiğini söyledi. Richard Yu şöyle konuştu:

“Bunu desteklemek için, çapraz platform yetenekleri gelişmiş bir işletim sistemine sahip olmanın önemi son derece açık. Bu ihtiyaca yönelik olarak, farklı cihaz ve platformlarda kullanılabilen, düşük gecikme süresi ve güçlü güvenlik özellikleri özelinde tüketici talebini karşılayabilecek senaryolara yönelik çözümler üretmeliyiz. HarmonyOS ile tam olarak bunu hedefledik. HarmonyOS, Android ve iOS’tan tamamen farklı. HarmonyOS, tüm senaryolarda sorunsuz bir deneyim sunan mikro çekirdek tabanlı bir işletim sistemidir. Güvenilir ve güvenli bir mimariye sahiptir ve cihazlar arasında sorunsuz iş birliğini destekler. HarmonyOS ile uygulamalarınızı bir kez geliştirdikten sonra, daha sonra bunları bir dizi farklı cihaza esnek bir şekilde dağıtmak mümkün.”

Tüm sistemlerde uyumlu olacak

HarmonyOS işletim sisteminin akıllı saatler, akıllı ekranlar, araç içi sistemler ve akıllı hoparlörler gibi akıllı cihazlar için uyumlu bir yapıda olduğunun altını çizen Richard Yu, “Huawei, bu uygulama sayesinde cihazlar arasında entegre ve paylaşılan bir ekosistem kurmayı, güvenilir bir çalışma ortamı oluşturmayı ve her cihazla bütünsel bir akıllı deneyim sunmayı amaçlamaktadır. HarmonyOS’un sektörü yeniden canlandırıp ekosistemi zenginleştireceğine inanıyoruz. Amacımız insanlara gerçekten ilgi çekici ve farklı bir deneyim sunmak. Bu yeni ekosistemi inşa ederken dünyanın dört bir yanındaki geliştiricileri bize katılmaya davet ediyoruz. Birlikte, tüm senaryolarda tüketiciler için akıllı bir deneyim sunacağız.” diye konuştu.

Yeni sistem 4 farklı özelliği beraberinde getiriyor

Huawei’den yapılan açıklamaya göre yeni çıkacak işletim sistemi 4 farklı özelliği beraberinde getirecek. Şirkete göre işletim sistemi, dağıtılmış mimari ve dağıtılmış sanal veri yolu teknolojisi ile tüm senaryolarda kesintisiz ve iş birliğine dayalı bir deneyim sunacak. Yüksek performanslı IPC özelliği Deterministic Latency Engine ve yüksek performanslı Inter Process Communication (IPC) ile düşük performans sorunlarına çözüm olacak.

HarmonyOS, gelişmiş güvenlik ve düşük gecikme özelliğine sahip yeni bir mikro çekirdek tasarımı ile çekirdek işlevlerini basitleştirmek, çekirdek dışındaki kullanıcı modunda mümkün olduğunca çok sayıda sistem hizmeti uygulamak ve karşılıklı güvenlik koruması eklemeyi amaçlıyor. Çok cihazlı IDE ise geliştiricilerin birden fazla cihazda çalışan uygulamaları daha verimli bir şekilde oluşturmalarını planlıyor.

Huawei, HarmonyOS’un gelişimine yönelik yol haritasını da açıkladı. HarmonyOS 1.0, bu yıl başlayacak olan akıllı ekran ürünlerinde ilk kez kullanılacak. Sistem, önümüzdeki üç yıl boyunca giyilebilir ürünler, HUAWEI Vision ve otomobiller de dahil olmak üzere daha geniş bir akıllı cihaz yelpazesinde kullanıma sunulması hedefleniyor.

Facebook’tan insan aklını okuyup metne döken yapay zeka

Facebook, dünya genelinde 1.5 milyar kullanıcıyı aşkın büyük bir kitleye hizmet ediyor. Instagram ve WhatsApp uygulamalarının arkasındaki isim olan Facebook, aynı zamanda Ar-Ge yatırımlarına da ağırlık veriyor. Son olarak şirketin insan beynini okuyabilen ve bunu metne dönüştürebilen yapay zeka teknolojisi geliştirdiği ortaya çıktı.

İnsanların aklından geçenleri birbir yazıya dönüştürebilen yapay zeka teknolojisi, geleceği şekillendiren gelişmelerden biri olacak gibi görünüyor. Facebook Reality Labs tarafından finanse edilen yeni teknolojinin çalışma mantığı ise şöyle: Kullanıcılar önce kişinin kafatasına elektrotları yerleştiriyor, ardından insan beynindeki kelimelerin kodu çözülmeye başlıyor.

Bu deneyin sonuçlarını dünyayla paylaşan Facebook, yapay zeka teknolojisiyle insan beyninden geçen kelime veya cümlelerin başarıyla okunabildiğini ve metne dönüştürebildiğini kaydetti. 

Bu teknoloji sayesinde yakın gelecekte konuşma güçlüğü çeken ve felçli hastaların düşüncelerini rahatlıkla yazıya dönüştürebilmesi amaçlanıyor. Ancak şu an emekleme aşamasında olan teknolojinin bu noktaya gelmesi için alması gereken uzun bir yol var.

1
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabilirim
Powered by