CAPITAL CORP. SYDNEY

73 Ocean Street, New South Wales 2000, SYDNEY

Contact Person: Callum S Ansell
E: [email protected]
P: (02) 8252 5319

WILD KEY CAPITAL

22 Guild Street, NW8 2UP,
LONDON

Contact Person: Matilda O Dunn
E: [email protected]
P: 070 8652 7276

LECHMERE CAPITAL

Genslerstraße 9, Berlin Schöneberg 10829, BERLIN

Contact Person: Thorsten S Kohl
E: [email protected]
P: 030 62 91 92

O ve Ben

KİTAP / YORUM

Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK

Kitap önerileri-3

O ve Ben kitabı, Necip Fazıl’ın hayatını, içini, içindekilerinin yansımasını anlamak için okunması gereken ilk kitap belki de. Baştan sona merdivenlerin basamakları gibi. Tıpkı doğum anını andırıyor. Günahsız doğan bir ruh, sonrasında paslanmaya başlıyor. Bir merdivenden iner gibi inişe geçen maneviyatı, bir gün önünü aydınlatan nurla çıkış yolunu buluyor. Belkide okuyan herkes kendince bir şeyler görecek hissedecektir.

1904 – 1934 senelerinde çocukluğunu anlattığı bölümler ile başlıyor O Ve Ben kitabı. “ O “ nu tanıyıncaya kadar diye adlandırdığı hayatını anlatıyor bu dönemlerde. Kendisine göre hiçbir şey bilmediği yıllar. Oldum zannedip de olmadığının ışıklarının hayatına girdiği yıllar. 

İstanbul Çemberlitaş’ta kocaman bir konakta dünyaya gelmiştir. Büyükbabası o dönemin ileri gelen ehemmiyetli isimlerindendir. İstanbul Cinayet Mahkemesi ve İstinaf Reisliğinden emekli, Maraşlı Kısakürekzade Hilmi Efendidir. 

Matmazellerle, dadılarla, hizmetçilerle kocaman bir konakta en gözde torun sıfatı ile büyümüştür. Babası, dedesinin tam tam tersti bir insandır hem de Necip’ in çocukluğunda babasının izleri görülür. İzdivaç etme çağına gelen babasını uslandıracak bir kız ararlarken yolları Anadolu’ya düşer. Kendi hallerinde bir göz evin içinde yaşayan bir aile ve onun suskun sakin kızını alıp İstanbul’ a konağa getirirler. Hanımlık mevkisi yerine, suskunluğunu savunan, bir hizmetli gibi davranan kadın evliliklerinden bir müddet sonra Necip Fazıl’ ı dünyaya getirir. Kısa bir müddet sonrada küçük kızı Selma’ yı. Selma abisinin zıddınadır. Tıpkı annesi gibi suskun, sakin, içine kapanık bir kızdır. Yaşadığı müddet içinde abisinin hayatında çok ta bir manası olmaz. Ancak 6 yaşında vefat etmesi ile Necip Fazıl’ ın anılarında ehemmiyetli bir yer meblağ. 

Dedesinin gözünde her vakit çok ehemmiyetli bir yeri vardır. Pek çok torununun arasında Necip’ i akıllı torunum diye çağırır. Kendisi ile beraber yatırır ve ona öğrenmesini istediği pek çok kitap okur. Dedesinin vefatı üzerine yalnızlığa iyice gömülen Necip Fazıl kendisini kitaplara verir. Dedesinin öğretileri ile okuduğu dini kitaplara ek olarak dünyaca yazılan yapıtları de listesine alır. Bir takım vakit onların içine öyle girer ki çocukça kendini o kahramanların yerine koyar.

Birinci Dünya savaşı nihayetinde Bahriye Mektebine yazılır. Din hocası Ahmet Hamdi Aksekili, tarih hocası ise Tevfik Fikret, edebiyat hocası ise Yahya Kemal’ dir. Bu dönemde kendisini yeniden kitaplara ve şiire adar. Yazdığı pek çok şiiri hocalarına gösterir. Pozitif bir cevap almaktan ziyade kendisine şiirle zaman harcamaması öğütlenir fakat vazgeçmez.

Okul arkadaşları; Nazım Hikmet, Fahri Korutürk.

Edebiyata bu denli gönül verdikten sonra Bahriye okulunda geçirdiği 4 sene sonunda mezuniyet bekler. Ansızın gelen bir haber üzerine okulun 1 yıl daha uzatılması gerektiğine karar verilmiştir. Buna daha fazla dayanamayacağını düşünür, imtihan kağıtlarını boş verir ve böylelikle okuldan atılır.

Bir süre boş gezdikten sonra hayali olan üniversiteyi okumak için sınavlara girer ve parlak bir derece ile okula girer. Buradaki arkadaşları; Ahmet Kutsi Tecer ve Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Cumhuriyet’ in ilk yıllarında açılan sınavı kazanır ve Paris’ e eğitim almaya gider.

Türkiye’ ye dönünce dönem edebiyatının en ehemmiyetli isimleri ile arkadaşlık kurar. Onlara şiirlerini gösterir. Yakup Kadri’nin beğenisi üzerine şiirleri mecmualarda yayınlanmaya başlar. En genç şair unvanını alır. Dönemin parlak isimlerinden olmuştur artık. Üniversitede hocalığa kadar yükselir. Hatta kendine ait bir mecmua dahi yayınlar. Yazılarının bulunduğu köşeler vardır.

Tüm bu başarıya karşın içinde tatmin olmayan bir yer vardır. Eksikliğini hiçbir şey ile gideremez. Derken “ O “ nu tanır.

1934 – 1943 yılları hayatının hem en mesut hem en eksik yıllarıdır. Onun için mutluluk artık ‘ Abdülhakim Efendi Hazretleri ‘ ile yaşadığı yıllardır. Önce onu tanımak için gayret harcar. Daha sonra kapısından içeri girmek için ve en sonunda her zaman onun yanında kalabilmek için çaba harcar. 

Ömrünün bu yıllarında dünyadaki bütün işlerinden ayrılır. Yazılarını artık yazamaz. Tek derdi dine hakim olmak ve gerçeğe ermektir. Hocasının ölümüne kadar içindeki boşluğu bu şekilde birlikte doldurmaya çalışırlar.

Abdülhakim Efendi hazretlerinin vefatından sonra ömrü hapishanelere girip çıkmakla geçer. İçindeki ışığı ara ara kaybeder ve tekrar bulur.

O Ve Ben, yaşam öykü türünde yazılmış bir kitap. Şayet Necip Fazıl’ın hayranı iseniz kesinlikle alıp okuyun. Hayatının belirtilen dönemlerinde neler yaşadığına bu kitaptan şahit olabilirsiniz.

Post a comment