CAPITAL CORP. SYDNEY

73 Ocean Street, New South Wales 2000, SYDNEY

Contact Person: Callum S Ansell
E: [email protected]
P: (02) 8252 5319

WILD KEY CAPITAL

22 Guild Street, NW8 2UP,
LONDON

Contact Person: Matilda O Dunn
E: [email protected]
P: 070 8652 7276

LECHMERE CAPITAL

Genslerstraße 9, Berlin Schöneberg 10829, BERLIN

Contact Person: Thorsten S Kohl
E: [email protected]
P: 030 62 91 92

Tevekküle Giden Yol

GENEL

İnsanlar kendilerini yetersiz hissettikleri durumlarda  , başa çıkamadığı zamanlarda veya hayatındaki önemli bir kişinin kaybını yaşadıkları anlarda  sığınabilecekleri bir kuytu köşeye ve o köşede güven duygusunu hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Tecrübe edilen  o zaman diliminde din kavramı en büyük paydaş olur insana…Aslında belirsizlik ve karmaşa halleri  içerisinde başa çıkma duygumuzu harekete geçirebilecek olan yapılanmanın büyük bir parçasını dini inancımız temsil etmektedir. Dini başa çıkma olarak adlandırılan kavramın, insanların zor durumlarında manevi kaynaklarına başvurarak , bu kaynaklardan gerek düşünsel gerek davranışsal olarak faydalanabilmesidir. Ölüm, doğum veya adaletsizlik gibi durumlar karşısında , din başa çıkmayı sağlayabilir  ve aynı zamanda tatmin edici açıklamalar getirebilir. Bunların yanı sıra din; birey için memnun, huzurlu ve tatmin edici bir ömür yaşayabilmesinde etkili olduğu söylenebilir. Tüm bu tanımlar ve yorumlar ardından bireyin kendi  yaşamındaki sağlıklı ruh haline değinecek olursak -ki ruh sağlığını tanımlamak çok güçtür diyebiliriz- en belirgin hali ile : sağlık, bedensel, ruhsal ve toplumsal yönden iyilik hali olarak tanımlanabilir. İnsanların yaşadıkları hayattan memnun olmaları ve insanların mutlu olmaları, ruh sağlıklarının iyi olduğuna dair kanaat getirilebilecek bir yorum olması, genel açıdan değerlendirildiğinde görülebilecek bir resimdir . Ve tabi insanların hayata bakışları ve insanların hayattan beklentileri , hayat memnuniyetlerinin özellikleri olup her birey için farklılık olması söz konusudur. Bireyin hayat memnuniyetine sahip olması ise iyi olma halinin bilişsel boyutunu temsil eder ve olumlu/olumsuz duygulanımlar ile ilişkilendirilebilir.   

Psikoloji alanına yönelik son dönemlerde yapılan araştırmalarda, mevcut terapi ekollerine ek olarak bireysel çalışmalarda, çift/aile veya grup çalışmalarında, danışanların güçlü yönlerine odaklanılan ; danışmanlık çalışmaları, makale ve tez yazımları oldukça artış göstermektedir. Gelişmekte ve araştırılmak da olan başlıklara örnek olarak pozitif psikoloji yaklaşımı ve bunun yanı sıra danışmanlık da kullanılan kısa süreli çözüm odaklı yaklaşım modeli, öyküsel terapi gibi başlıkları örneklendirebiliriz. Konuya ilişkin olarak pozitif psikoloji kavramına değinecek olursak, ‘ruh sağlığı alanında indirgemeci ve problem odaklı yaklaşımın yerine bireyin olumlu ve güçlü yönlerini dikkate alan bir paradigma dönüşüme neden olmuştur’ tanımıyla birçok yabancı kaynak da bu şekilde bir tanım içeriği bulunmaktadır. Aslında pozitif psikoloji de bu yönüyle ve yaklaşımıyla bireyde var olan pozitif özelliklere ve pozitif bakış açılarına odaklanılarak bu kavramların da artmasına neden olmuştur.

Psikolojide umut kavramının incelenmesi pozitif psikoloji alanı içinde ele alınan, bilişsel ve motivasyonel bir kavramdır. Umut bireyin duygusal gerginlik karşısındaki toleransını, belirsizlikle baş edebilme gücünü, toplumsal sınırlardan bağımsız bir şekilde benlik algısı inşa edebilme kapasitesini ifade eder . Umut kavramı aslında bireyin belirli amacının  olması demektir. Ve buna yönelik olarak da umut seviyesi yüksek olan bireylerin motivasyon düzeyleri yüksektir. Pozitif psikoloji yaklaşımın kurucularından olan Synder’e göre umut, bilişsel bir yetenektir . ve umutlu olmanın üç parçası olduğunu öne sürerek amaçlar, yollar ve vasıta olarak tanımlamıştır. Amaçlar, yaşama amaç doğrultusunda yaklaşmak, yollar, yaşam amaçlarına ulaşmak için farklı yollar bulmak ve son olarak vasıta, bu amaçlara ulaşabileceğinize ve değişiklik gerçekleştirebileceğinize olan motivasyonunuzdur diyerek umudu tanımlamış oluyor. Peki ya biz umut kavramını dini açıdan ele alacak olursak …

Müslüman bir bireyin her daim var olan , yaşama inancını , gününü ve  geleceğini pozitif duygular ile taçlandırırken sürekli kullanmış olduğu bilişsel duygusu umut değil midir ?

Bakara Suresi 117. ayet mealinden yola çıkarsak ‘’ O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.’’ Bu ayetten yola çıkarak umudumuzu her daim ayakta tutabilir miyiz? zira hayra yorulması ve elbette hayırlı olanı dilemenin ardından… Esasında umut kavramı büyük ölçüde dine dayalı bir şeydir. İnsanlar tarih boyunca umutlarını daha çok dine dayandırdılar. Umudu aslında diğer birçok dinde bulabiliriz. Hristiyanlık dininin temellerinde umut ,sevgi ve inanç vardır. Fakat İslamiyet dini umut kavramından daha çok umutsuzluk , anti umutsuzluk dinidir. İslam müslümanları umutsuzluktan men eder. Yani umutsuzluğa yer yok … Allah’tan ümit kesilmez ferahlatıcı ve yeri geldiğinde ise doyurucu bir cümledir. Eğer biz gerçekten inanıyorsak umutsuz olmak gibi bir nedene sahip olamayız …

Umudun var olmasına karşıt umudun olmaması, bireyin seçme özgürlüğünün bulunmaması ve seçeneklerinin sınırlı olduğunu gördüğü ve temelde de harekete geçebilecek bir enerjiye sahip olamamasının sebebidir.

Günlük dilimizde birçok kez kullanıyor olduğumuz umut  ediyorum veya temenni ediyorum kavramları vardır. Temenni ile umut kavramları birbirinden ayrı iki kavramdır. Umudun tanımında bahsetmiş olduğumuz çaba kelimesi temennide yoktur. Temenni bir şeyin olmasını arzu etmektir , dilemektir. Kişinin bizzat müdahalesinin emeğinin çabasının olmadığı bir umudu olamaz …Şimdi bu duruma ek olarak Allah’tan ümit kesilmez diyerek hiçbir emek ve çaba göstermeden yan gelip yatıyor olmamız bizim bir şeyler hakkında umudumuzun olduğunu göstermez . Aksine bu durum bireyi tembelliğe sevk eder ve hayatla meşgalesini zayıflatır. Önce tedbir sonra tevekkül sözü aslında özetleyici bir cümle olabilir.

Umudu olan bir Müslümanın çabası , gayreti ve motivasyonu ile Allah ‘ a tevekkül etmesi bütünsel bir yapı içerisinde olmasını sağlar . bu yüzdendir ki dini başa çıkma , bireyin hem motivasyonu hem hayat enerjisini hem de yaşam memnuniyetini sağlar…

Umut tek başına sadece çaba ve gayret iken tevekkül ile harmanlanınca insana huzur verir. Sabretmeyi , beklemeyi , metaneti öğretir. Ve umudunuz gerçekleşmese bile Olur ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, hâlbuki hakkınızda o bir hayırdır. Ve olur ki bir şeyi seversiniz, hâlbuki hakkınızda o bir şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara,  2/216) ayetine binaen kalplerimiz huzurlu olacaktır.

ve tüm bu cümleler ardından

Umutlarını birer çaba, amaç ve gayret olarak bilmeni ve tevekkül edebilmeni

Temenni ederim Sevgili Okur !

Edanur Okumuş / Dua ve Niyaz Dergisi Nisan sayısı